Türkiye’den 239 Üniversite Profesörü İran’daki Eğitim Tesislerine Düzenlenen Saldırıyı Kınadı
Türkiye’den 239 tanınmış profesör ve akademisyen, ortak bir bildiri yayımlayarak Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’daki üniversitelere ve bilim merkezlerine düzenlediği son askeri saldırıları şiddetle kınadı ve bunu açık bir “Epistemisit (Bilgi Kıyımı)” örneği olarak nitelendirdi.
Bölgenin bilim camiasının son gelişmelere karşı en açık tepkilerinden biri olarak değerlendirilen bu bildiride, saldırılar “bilime karşı suç” olarak kınanırken, üniversitelerin insanlığın güvenli sığınağı olarak kutsallığının korunmasının gerekliliği vurgulandı.
Bildirinin başlangıcında, İran’daki eğitim tesislerine düzenlenen saldırılar “bilgi kıyımı” ve “insanlığın entelektüel mirasına karşı suç” olarak tanımlandı. İmzacılar, uluslararası sözleşmelere göre bilim merkezlerinin her türlü saldırıdan muaf tutulması gerektiğini ve bunların tahribatının açık bir insani ve hukuki ihlal teşkil ettiğini hatırlattı.
Türk profesörler, İranlı bilim insanlarının öldürülmesi ve tehdit edilmesinden duydukları derin endişeyi dile getirerek, akademik ortamın askeri çatışma alanına dönüştürülmesinin dünyanın bilim güvenliğini ciddi risk altına sokacağı konusunda uyardı. Ayrıca UNESCO ve Birleşmiş Milletler’den, çatışma bölgelerindeki üniversiteleri korumak için bir an önce bir mekanizma tasarlamasını talep ettiler.
Bildirinin başka bir bölümünde, Türk akademisyenler Batılı bilim camiasının İran üniversitelerine yönelik saldırılar karşısındaki sessizliğini eleştirdi. Onlara göre, dünyanın farklı noktalarındaki bilimsel altyapıların tahribatı karşısında sergilenen çifte standart, akademik kurumlara olan kamu güvenini zayıflatmaktadır.
İmzacılar, askeri teknolojilerin geliştirilmesinde rol oynayan İsrailli bilim kurumlarıyla akademik ve araştırma işbirliklerinin durdurulmasını talep etti. Ayrıca, savaşı destekleyen bilimsel çevrelerin Türkiye’deki uluslararası konferanslardan çıkarılması önerisinde bulunuldu.
Bildirinin son bölümü, İranlı profesör ve öğrencilerle dayanışma ilanına ayrıldı. İmzacılar, eğitim merkezleri zarar gören veya kapatılan araştırmacı ve öğrencileri kabul etmeye hazır olduklarını açıkladı. Ayrıca, ortak işbirliklerini sürdürmek için acil bilimsel köprülerden oluşan bir ağ kurulması önerisini sundular.
Haberler, bu bildirinin yayımlanmasıyla Türkiye hükümetinin muhatap alındığını ve Antalya Diplomasi Forumu da dahil olmak üzere gelecekteki toplantılarda, savaş durumunda bilim merkezlerinin dokunulmazlığı konusunun ateşkes müzakerelerinin ana başlıklarından biri olarak gündeme getirilmesinin hedeflendiğini gösteriyor.






