Türkiye Yükseköğretim Kuruluşu, İran Üniversitelerine Yönelik Saldırıları Kınadı
Türkiye Bilimsel İlişkiler ve Yabancı Uyruklu Öğrenci İşleri Dairesi Başkanlığı, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı’na bağlı olarak, Türkiye’deki yükseköğretim kurumları ile Türkiye Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve üniversiteler tarafından gönderilen ayrı ayrı açıklamalar yoluyla, bölgedeki askeri gelişmelerden ve İran’ın toprak bütünlüğüne yönelik saldırılardan derin endişe duyulduğu belirtilerek, barış, güvenlik ve diyalogun merkezleri olan üniversitelere ve bilim merkezlerine yönelik saldırılar ve bombalamalar kınanmıştır.
Türkiye Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Açıklaması
Türkiye Cumhuriyeti Yükseköğretim Kurulu, bölgedeki son askeri gelişmeleri ve İran’ın toprak bütünlüğüne yönelik yapılan saldırıları derin endişeyle kınamaktadır.
Üniversiteler her zaman barış, bilim ve diyalog için bir merkez olmuşlardır ve bölgenin istikrarını hedef alan her türlü savaşçi eylem kınanmalıdır.
Yükseköğretim Kurulu aşağıdaki hususları üniversite camiasına ve uluslararası öğrencilere duyurmaktadır:
Şiddetin Kınanması: Mevcut “jeostratejik çıkmaz”ın yalnızca diplomasi yoluyla çözüleceğine inanıyoruz. Sivil altyapıları ve bölgesel istikrarı tehdit eden askeri saldırılar, bilimsel ve akademik ilerleme için büyük bir engel teşkil etmektedir.
Savaştan Etkilenen Öğrencilere Destek: Tüm Türkiye üniversiteleri, çatışma bölgelerinden gelen (özellikle İranlı öğrenciler) değerli öğrencilerimize gereken tüm yardımı sağlamakla yükümlüdür. Bu yardım, kayıt süreçlerinin kolaylaştırılmasını, eğitim sürelerinin uzatılmasını ve bankacılık aksaklıklarından kaynaklanan ekonomik koşulların anlaşılmasını içermektedir.
Bilimsel Ortamın Korunması: Tüm öğrenci örgütlerinden, mazlumlara karşı dayanışma göstermeleri ve üniversite kampüslerinin güvenliğini tehlikeye atan veya yasa dışı fiziksel çatışmalara yol açan her türlü eylemden kaçınmaları istenmektedir.
Eğitim Sürekliliği: Tüm Türkiye üniversitelerinde eğitim süreci kesintisiz olarak devam edecek ve yabancı öğrencilerin yurtlarda ve fakültelerde güvenliği için gerekli tedbirler ilgili kurumlar tarafından artırılacaktır.
Umarız savaşın gölgesi en kısa sürede bölgeden kalkar ve bilgi arayışçıları için güvenli bir ortam sağlanır.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Açıklaması
Her zaman bölgesel işbirliğini ve sosyal adaleti destekleyen bir kurum olarak, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), İranlı meslektaşları ve öğrencileriyle dayanışma içindedir.
İran’ın egemenliğine yönelik yapılan son saldırılar, sadece bir insani tehlike olmakla kalmayıp aynı zamanda Orta Doğu’nun düşünsel ve gelişimsel dokusu için de doğrudan bir tehdit oluşturmaktadır.
Askeri müdahaleyi normalleştirmeyi reddediyor ve uluslararası ortaklarımızı bu istikrarsız dönemde üniversitelerin korunmasını desteklemeleri için teşvik ediyoruz.
ODTÜ, bu olaylardan etkilenen toplumumuzun tüm üyeleri için açık ve güvenli bir sığınak olmaya devam edecektir.
Hacettepe Üniversitesi Açıklaması
Hacettepe Üniversitesi, mevcut askeri gelişmeleri insani sorumluluk ilkesiyle değerlendirmektedir.
Sağlık ve sosyal bilimler alanında öncü bir kurum olarak, savaşın sınırları aşan bir halk sağlığı krizi olduğunu vurguluyoruz.
Üniversitemiz, İranlı öğrenci topluluğuna tam idari ve psikolojik destek sağlama konusunda kararlıdır.
Dışsal jeopolitik koşullar nedeniyle hiçbir öğrencinin akademik konumunun tehlikeye girmesini engelleyeceğiz.
“Bilim ve barış” yaklaşımını teşvik ediyor ve bilginin bağlarının ayrılıkçı güçlerden daha güçlü olduğuna inanıyoruz.
“Bilim ve diplomasi”ye olan inancımızı teyit ediyoruz. Uluslararası toplumdan akılcı davranmalarını ve askeri çatışmalar yerine barışçıl çözümleri tercih etmelerini talep ediyoruz.
Bilimsel Topluluğumuza Destek: Bu zorlu dönemde İranlı öğrencilerimizin ve öğretim üyelerimizin haklarının tamamen korunacağını garanti ediyoruz. Üniversitelerimiz, onların eğitim yolu sorunsuz devam edebilmesi için gerekli tüm idari, maddi ve lojistik desteği sağlayacaktır.
Araştırmacılardan oluşan bir toplum olarak, silahların susacağı ve milletlerin bilimsel ilerleme ve karşılıklı saygı ışığında birleştiği bir Orta Doğu vizyonumuzu yeniden teyit ediyoruz.






