Yüz binlerce demokrasi yanlısı protestocu dün İstanbul’un tarihi Sultanahmet Meydanı’nda toplanarak bu şehrin tutuklu belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’na desteklerini ifade etti. Türkiye’nin ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından organize edilen bu geniş çaplı miting, İmamoğlu’nun yolsuzluk suçlamasıyla hapsedilmesine karşı bir protesto olarak düzenlendi. CHP, Sayın İmamoğlu’nu yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ana adaylarından biri olarak tanıttı ve bu davanın siyasi olduğunu ve muhalefeti bastırma amacıyla tasarlandığını savunuyor.
Türk yetkililer, on gün önce başlayan dağınık protestoların başlangıcından bu yana, özellikle İmamoğlu’nun cezasının açıklanmasının ardından, yaklaşık iki bin kişiyi gözaltına aldı. Raporlara göre, güvenlik güçleri bazı durumlarda protestocuları dağıtmak için göz yaşartıcı gaz ve cop kullandı.
“Özgür Çelik, Cumhuriyet Halk Partisi’nin İstanbul şube başkanı, coşkulu kalabalığın alkışları arasında Ekrem İmamoğlu’nun Marmara Cezaevi’nden bu protesto mitingine gönderdiği mektubu okudu.

Sayın İmamoğlu, bu mektubunda kararlı bir üslupla şunları yazmıştır: ‘Bu hapishane parmaklıklarının benim için hiçbir anlamı yok, çünkü hiçbir suç işlemedim. İstanbul halkına hizmet etmek için belediye başkanı olarak yaptığım işlerden sadece pişman değilim, aynı zamanda onlarla gurur duyuyorum. Bu uydurma davada kendini aklaması gereken kişi ben değilim, adaletle oynayanlardır.’ Ayrıca halktan demokrasi ve adalet için mücadeleye devam etmelerini istedi.
Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisi’nin lideri, bu büyük mitingde yaptığı ateşli konuşmasında, hükümetin halkın miting alanına ulaşmasını engellemek için trafik sıkışıklığı yaratmak ve sıkı kontroller gibi engeller oluşturma çabalarına değinerek şunları söyledi: ‘Bazıları karanlık odalarında o meydanın boş kalacağını ve bu büyük mücadelenin duracağını hayal ediyordu. Ama ben kilometrelerce yürüyerek hak sesini haykırmaya gelen binlerce insanı gördüm.’

Sayın Özel, desteklerini Ekrem İmamoğlu’na ve hükümete karşı sloganlar atan katılımcılara hitaben şunları söyledi: ‘Siz Türkiye’nin geleceğini elinizde tutuyorsunuz, bu yargı darbesine karşı duruyorsunuz ve demokrasinizi ve milli iradenizi savunuyorsunuz.’ Ayrıca uluslararası toplumu Türkiye’deki bu gelişmelere sessiz kalmamaya çağırdı.
Uluslararası medya, bu mitingi geniş bir şekilde ele aldı ve bunu Türkiye’deki artan memnuniyetsizliğin bir göstergesi olarak değerlendirdi. Bazı analistler, bu olayın Türkiye’nin siyasi atmosferini daha da kutuplaştırabileceğini ve yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerinde doğrudan bir etkisi olabileceğini düşünüyor. Şimdiye kadar, Türk hükümeti bu mitinge resmi bir tepki göstermedi, ancak önümüzdeki saatlerde bir açıklama yapması bekleniyor.




