Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı: Terörle Mücadelede Tarihi Eşiği Geçtik
Numan Kurtulmuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, Milli Birlik, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarını tamamlamasına atıfta bulunarak, ülkenin “Terörsüz Türkiye” hedefine ulaşma yolunda “hayati bir eşiği” geçtiğini duyurdu. Bu başarının yolun sonu olmadığını, aksine yoğun çalışma ve gayretle dolu yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu vurguladı.
Dün akşam İstanbul’da düzenlenen bir iftar programında medya editörleriyle bir araya gelen ve sorularını yanıtlayan Kurtulmuş, Ramazan ayını tebrik ederek, Suriye’deki Baas rejiminin devrilmesi de dahil olmak üzere bölgedeki önemli gelişmelere değindi ve bunu Türkiye’nin güvenliği için olumlu bir adım olarak değerlendirdi. Ankara’nın Suriye’ye yönelik önceliklerini, kapsayıcı bir hükümetin kurulması, silahlı grupların yeni yapıya entegrasyonu ve ülkenin toprak bütünlüğünün korunması olarak sıraladı.
Türkiye’nin politikaları ile “emperyalist planları” olan güçlerin politikaları arasında ayrım yapan Kurtulmuş, Ankara’nın bölgede istikrar, bütünlük ve birlik ararken, diğerlerinin bölgeyi parçalamaya çalıştığını vurguladı.
Komisyon Raporunun Detayları ve “Terörsüz Türkiye” Süreci
Ağustos 2024’ten itibaren hız kazanan “Terörsüz Türkiye” sürecine değinen Kurtulmuş, Abdullah Öcalan’ın silah bırakma ve örgütü lağvetme çağrısı ve ardından PKK’nın bir kanadının kendini feshettiğini açıklamasının, Meclis’te özel bir komisyon kurulmasına zemin hazırladığını belirtti. Bu komisyon, Çarşamba günü 21 toplantı ve yoğun perde arkası diplomasisinin ardından nihai raporunu tamamladı.
Konunun çözümüne yönelik, kendisine göre on binlerce kişinin ölümüne ve 2 trilyon dolara varan zarara yol açan geçmişteki başarısız çabaları hatırlatan Kurtulmuş, tüm partilerin katılımıyla bu komisyonun kurulmasını Türkiye demokrasisi için emsalsiz ve değerli bir adım olarak nitelendirdi. Hazırlanan raporu gelecekteki adımlar için bir “temel taşı” ve çerçeve olarak gören Kurtulmuş, sonraki adımların iyi niyet, sabır ve kararlılıkla atılması gerektiğini vurguladı.
Partilerin yapıcı katkılarından dolayı teşekkür eden Kurtulmuş, ülkedeki siyasi atmosferi oldukça gergin olarak tanımlasa da, farklı partileri bir araya getirip ortak zeminler bulunmasını büyük bir başarı olarak nitelendirdi. Nihai raporun tavsiye niteliği taşıdığını ve Türkiye’nin demokratik standartlarının yükseltilmesine yönelik öneriler içerdiğini belirtti.

Uluslararası Tutumlar: Gazze ve Olası ABD-İran Gerginliği
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı konuşmasının bir başka bölümünde, İsrail rejiminin Gazze ve Batı Şeria’daki insanlık dışı olarak nitelendirdiği vahşetine değindi. Ankara’nın Filistin konusundaki ilkeli tutumunu vurgulayan Kurtulmuş, bölgede iki devletli çözüm ve Filistin halkının hakları güvence altına alınmadan kalıcı barışın sağlanamayacağını belirtti.
Kurtulmuş, ABD’nin İran’a olası bir saldırısı konusunda uyarıda bulunarak bunun bölge için “felaket” olacağını söyledi. Böyle bir adımın geniş çaplı istikrarsızlığa ve sonu belirsiz bir krize yol açacağını ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin bu endişesini Amerikalı muhataplarına ilettiğini ve bu durumu önlemek için her türlü çabayı göstereceğini ekledi. Siyonist lobinin etkisini bu bağlamda etkili bir faktör olarak değerlendirdi.
Yeni Anayasa ve Sürecin Geleceği
Yeni anayasa ile ilgili bir soruyu yanıtlayan Kurtulmuş, Türkiye’deki siyasetçiler arasında mevcut anayasanın (12 Eylül darbesinin mirası) işlevsizliği konusunda söylenmemiş bir mutabakat bulunduğunu kaydetti. Yeni, yerli ve milli bir anayasa hazırlanmasını, terörsüz Türkiye yolunun tamamlayıcısı olarak gören Kurtulmuş, bunun daha özgürlükçü, demokratik ve kapsayıcı olması gerektiğini vurguladı.
Komisyonun muhalefet şerhlerinin yönetimi ve İmralı ziyareti gibi teknik detaylarına da değinen Kurtulmuş, toplumun ezici çoğunluğunun bu süreçten memnun olduğunu ve sürecin başarısızlığını umut eden karanlık güçlerin başarılı olamayacağını söyledi. Bu süreçle ilgili yasal düzenlemelerin en kısa sürede, Ramazan Bayramı’nın hemen ardından gündeme alınması gerektiğini vurguladı.
Kurtulmuş, raporun etnik kimliklere vurgu yaptığı yönündeki endişeleri asılsız bularak, raporun Türkiye’nin üniter ve bütünlüklü yapısı ile laik devlet yapısını defalarca teyit ettiğini belirtti. Rapordaki amacın, bu coğrafyada yaşayan tüm etnik grupların bölücü komplolara karşı kenetlenmesi ve birliği olduğunu ifade etti.





