Fidan: Türkiye Gazze’nin sorumluluğunu üstlenmeye hazır
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bölgesel ve uluslararası gelişmelere değinerek Ankara’nın Gazze’nin sorumluluğunu üstlenmeye hazır olduğunu ve gerekirse asker göndereceğini açıkladı.
Fidan, Türkiye’nin dış politikasını değerlendirirken son dönemdeki performansının ülkeyi güvenilir bir ortak ve uluslararası işbirliklerinde etkili bir aktör haline getirdiğini söyledi. Türkiye’nin Suriye’de istikrarı sağlama, mültecilerin geri dönüşünü kolaylaştırma ve yeni hükümete uluslararası meşruiyet kazandırma çabalarını diplomasi tarihinin en dikkat çekici örneklerinden biri olarak nitelendirdi.
Amerika Birleşik Devletleri ile Türkiye’nin ortak kaygısının İsrail’in artık Suriye için bir tehdit oluşturmaması olduğunu belirten Fidan, bu bağlamda Şam yönetimi ile YPG arasındaki görüşmelerin sürdüğünü ve Türkiye’nin bu sürecin somut bir sonuca ulaşmasını beklediğini ifade etti. Ona göre, sürecin sık sık duraksamasının başlıca nedenlerinden biri YPG’nin zaman zaman rotasından saparak yeni bölgesel krizlerden fırsat aramasıdır.
Türkiye Dışişleri Bakanı, Ahmed el-Şaraa ve arkadaşlarının Birleşmiş Milletler’in terör örgütleri listesinden çıkarılmasını “çok önemli bir diplomatik adım” olarak değerlendirdi.

Gazze konusunda Fidan, bölgede konuşlandırılacak istikrar gücüne dair uluslararası hukuki çerçeveyi belirleyecek bir karar taslağının incelendiğini söyledi. “Türkiye, gerekirse asker göndermek dahil, yapılması gereken her türlü adımı atmaya hazırdır” diye vurguladı.
Ayrıca, ABD’nin İsrail ile birlikte kurduğu sivil-askeri işbirliği merkezini koordine ettiğini ve bu merkezin istikrar gücünün çekirdeğini oluşturacağını belirtti. Türkiye’nin Gazze’ye yönelik insani yardımlarının kesintisiz sürdüğünü, El-Ariş limanına gönderilen yardımların bunun örneği olduğunu ifade etti.
Ateşkes sürecine ilişkin olarak Fidan, “Türkiye, Şarm el-Şeyh anlaşmasına benzer girişimleri desteklemeye devam edecektir. Ateşkes klasik anlamda kesin bir garanti sunmaz, ancak desteklenmesi zorunludur” dedi.
Filistin direnişi hakkında ise, işgal ve zulüm sürdükçe silahlı direnişin de var olacağını söyledi: “Eğer Hamas olmazsa başka bir grup olacaktır. Bu direniş, işgale karşı mücadelenin özünde vardır ve her Filistinli kendi payını yerine getirecektir. Batılılar da bu gerçeği biliyor.”
Fidan, meselenin esasının Hamas’ın silahsızlandırılması değil, işgal ve zulmün sona erdirilmesi olduğunu vurguladı. Ona göre, caydırıcı ve etkili bir mekanizma kurulmalı ve bu mantık açıkça anlatılmalıdır.
Son olarak, CAATSA yaptırımlarına değinen Fidan, “Trump, bu yasanın iki ülke arasında engel olmaması gerektiğini ve kaldırılması için talimat verdiğini söyledi. Biden yönetiminin aksine, ABD şu anda bu sorunu çözmek istiyor ve umarız en kısa sürede sonuç alırız” ifadelerini kullandı.






