Türkiyenin Kıbrısta İsrail Nüfuzundan Ciddi Endişesi
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, İsrail rejiminin Kıbrıs adasındaki son faaliyetlerinden duyduğu derin endişeyi dile getirerek bu eylemleri Türkiye’nin ulusal güvenliği ve Doğu Akdeniz bölgesinin istikrarına yönelik açık bir tehdit olarak değerlendirdi.
İsrail rejimi, Kıbrıs’ın hem kuzey hem de güney kesimlerinde mülk satın alma şeklindeki eski taktiğinden yararlanarak adada stratejik ve uzun vadeli bir nüfuz kurmaya çalışmaktadır. Ayrıca İsrail, Kıbrıs Rum yönetimi ve Yunanistan arasında imzalanan savunma ve güvenlik anlaşmaları Ankara tarafından uluslararası normlara aykırı ve tehlikeli bir adım olarak nitelendirilmiştir.
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan kısa süre önce Antalya Diplomatik Forumu’nda bu anlaşmalara atıfta bulunarak şu vurguyu yaptı: “Bu üçlü ittifak, Türkiye’nin ulusal güvenliğini tehlikeye atmaya yönelik açık bir girişimdir.” Ayrıca Binyamin Netanyahu’nun Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’deki eylemlerinin Türkiye’nin yanı sıra birçok İslam ülkesini de endişelendirdiğini ekledi.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı ayrıca 2000 yılından bu yana Mossad’a yakın kişilerin uzun vadeli bir strateji doğrultusunda Kıbrıs’ta geniş çaplı mülk satın almaları gerçekleştirdiğini duyurdu. Bu rapora göre, girişimci, tüccar veya emekli kılığında adaya en az 20 bin Yahudi giriş yapmış olup bunlardan bazıları Mossad ile bağlantılıdır.
Öte yandan Türkiye, Kıbrıs’ın güney kesiminde gelişmiş Amerikan ve İsrail silahlarının konuşlandırılması ve İngiltere’nin adadaki askeri üssünün faaliyetleri konusunda uyarıda bulundu. Ankara, bu üssün İsrail rejimi için önemli bir istihbarat ve mühimmat tedarik merkezlerinden biri haline geldiğini vurguladı.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı açıklamasının sonunda şunları kaydetti: “Kıbrıs adası şu anda Türkiye’ye karşı düşmanca eylemler için stratejik bir lojistik destek noktasına ve bölgede bir çatışma durumunda İran’a karşı potansiyel bir tehdide dönüşmüştür. Ankara, ulusal güvenliğini korumak için hiçbir diplomatik ve hukuki girişimden kaçınmayacaktır.”





