İran ve ABD Müzakere Masasının İki Tarafı: Diplomasi ve Caydırıcılık
İran ve ABD arasında 6 Şubat tarihinde Maskat’ta gerçekleştirilen ilk dolaylı müzakere turuna rağmen, İranlı uzmanlar iki ülke arasındaki gerilimin azalmak bir yana, Donald Trump’ın tehditkâr açıklamaları, Washington’un bölgedeki askeri varlığını artırması ve ABD müzakere heyetinin Abraham Lincoln uçak gemisini ziyaret etmesiyle birlikte askeri seçeneğin hâlâ masada olduğu görüşünde.
İslam Azad Üniversitesi öğretim üyesi ve Batı Asya stratejik meseleler uzmanı Hamed Roşan Çeşm, müzakere sürecine stratejik bir bakış açısıyla yaklaşarak, ABD senaryosunun taktiksel taviz koparmanın ötesinde olduğu uyarısında bulunuyor. Şu vurguyu yapıyor: “Müzakerelerin istenen sonuca ulaşmaması halinde, askeri saldırılar veya bölgesel çatışmanın tırmandırılması yoluyla İran’ın siyasi ve askeri yapısının değiştirilmesi senaryosu, Amerika Birleşik Devletleri için ciddi bir seçenek haline gelecektir.”
İslam Azad Üniversitesi öğretim üyesi ve Batı Asya stratejik meseleler uzmanı Hamed Roşan Çeşm, müzakere sürecine stratejik bir bakış açısıyla yaklaşarak, ABD senaryosunun taktiksel taviz koparmanın ötesinde olduğu uyarısında bulunuyor. Şu vurguyu yapıyor: “Müzakerelerin istenen sonuca ulaşmaması halinde, askeri saldırılar veya bölgesel çatışmanın tırmandırılması yoluyla İran’ın siyasi ve askeri yapısının değiştirilmesi senaryosu, Amerika Birleşik Devletleri için ciddi bir seçenek haline gelecektir.”
Müzakereleri henüz başlangıç aşamasında değerlendiren uzman, kesin bir yargıya varmak için erken olduğunu belirtiyor: “Müzakereleri etkileyecek özel bir gelişme yaşanmaz ve toplantılar devam ederse, daha net bir değerlendirme yapılabilir.” Ona göre, ABD’nin tutumu taktiksel bir manevra değil, İran’ı çok boyutlu olarak çevrelemeye yönelik stratejik bir tasarımdır.





