Kurtulmuşun Batmanda Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin konuşması
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Terörsüz Türkiye” sürecinin korunmasının gerekliliğini vurgulayarak, bu süreci bozabilecek provokatif eylemlere karşı dikkatli olunması çağrısında bulundu. Ayrıca ayrıştırıcı ve ayrımcı söylemden kaçınılması gerektiğini vurguladı.
Kurtulmuş pazartesi günü Batman’a gerçekleştirdiği ziyarette Necat Nasıroğlu Külliyesi’nde kentteki sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve kanaat önderleriyle konuştu.
TBMM Başkanı, “Terörsüz Türkiye” sürecine değinerek bu sürecin amacının yaklaşık yarım asırdır Türkiye’nin üzerinde gölge oluşturan teröre son vermek olduğunu belirtti. Bölgesel ve uluslararası ortamın çalkantılı olduğu koşullarda Türkiye’nin iç bütünlüğünü güçlendirmenin gerekliliğini vurguladı.
Kurtulmuş sürecin hedeflerine değinerek halkın huzur ve barış beklentisinin devletin bölgesel bütünlüğü güçlendirme hedefine yaklaştığını söyledi. Bölge halkları arasında birlik, dayanışma, kardeşlik ve bir arada yaşamayı “Terörsüz Türkiye” çerçevesinde vurgulanan eksenler olarak nitelendirdi.
Bölgedeki gelişmelere değinerek terörle mücadele için yürütülen çabaların ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bu alandaki performansının mevcut koşulların oluşmasında etkili olduğunu belirtti. Kurtulmuş, silahlı grupların silahı bırakıp terörsüz koşullara yönelmenin önlerindeki seçenek olduğu sonucuna vardıkları kanaatinde olduğunu söyledi.
TBMM Başkanı İsrail’in saldırgan saldırılarına değinerek bölgede istikrarsızlığın yayılmasının “Terörsüz Türkiye” süreci çerçevesinde adım atılmasında etkili olduğunu belirtti. İsrail’in eylemleriyle bölge ülkelerini daha fazla bölmeyi ve zayıflatmayı amaçladığını ifade ederek Türkiye’nin bölge halkları arasında ayrılık yaratma ve uçurumu derinleştirme amaçlı çabalara karşı uyanık bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini vurguladı.
Kurtulmuş bu sürecin Türkiye halkını ve ayrıca bölgede yaşayan yüz milyonlarca insanı bu gelişmelerden kaynaklanan tehditlere karşı korumak amacıyla başlatıldığını söyledi.
Meclisteki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun faaliyetlerine değinerek milli dayanışmanın ve toplumsal entegrasyonun güçlendirilmesine ilişkin kanunun kabul edildiğini duyurdu ve Mecliste temsil edilen tüm partilerin katılımıyla hazırlanan raporun kabul gördüğünü, ilgili kanunun da 467 milletvekilinin oyuyla kabul edildiğini belirtti. Bu süreci Meclisin ülke meselelerini ele alma kapasitesinin ve siyasetin Türkiye’nin sorunlarının çözümündeki rolünün göstergesi olarak nitelendirdi.
Kurtulmuş raporun hazırlanmasında ve kanunun düzenlenmesinde toplumun farklı hassasiyetlerinin dikkate alındığını vurgulayarak bu kanunun “Terörsüz Türkiye” hedefinin gerçekleştirilmesi yolunda önemli adımlar sağlayabileceğini söyledi.
Irak ve Suriye’deki gelişmelere değinerek PKK’nın Sincar’daki uzantısının silahsızlandırılması ve Irak ordusuna entegre edilmesine ilişkin açıklamayı hatırlattı ve terörün Irak’ta, Suriye’de ve diğer bölgelerde tamamen sona ermesini umduğunu ifade etti.
TBMM Başkanı konuşmasının başka bir bölümünde “Terörsüz Türkiye” sürecini bozmaya yönelik olası çabalara karşı uyarıda bulunarak şunları söyledi: “Provokatif eylemlerle bu süreci bozmak isteyenlere karşı mutlaka uyanık olmalıyız. Bu nedenle söylemlerimizde, eylemlerimizde ve yaptığımız işlerde özel bir dikkat ve özen göstermeliyiz.”
İnsanların ve grupların ötekileştirilmesinden kaçınılmasının gerekliliğini vurgulayarak hiç kimsenin etnik kökeni, ailesi, sosyal sınıfı, ana dili veya diğer özellikleri nedeniyle aşağılanmaması ya da ayrımcılığa uğramaması gerektiğini söyledi. Kurtulmuş ayrıca bu süreçte ayrılıkçı veya ayrımcı açıklamalara fırsat verilmemesi ve halk arasında dayanışma ile kardeşliğin güçlendirilmesinin gerekliliğini vurguladı.
Son olarak “Terörsüz Türkiye” meselesinin yalnızca bir örgütün silahsızlandırılması, bir kanunun kabul edilmesi veya bir raporun hazırlanmasıyla sınırlı olmadığını, aksine bu süreci ilerletme iradesi ve kararlılığıyla ilgili olduğunu ifade etti.




