Öcalan’dan Özgür Özel’e Mesaj ve Demirtaş’a Eleştiri
Abdullah Öcalan, silahlı örgüt PKK’nın lideri, İmralı heyeti ile yaptığı görüşmede, 2015 yılında Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş’ın Recep Tayyip Erdoğan’a hitaben söylediği “Seni başkan yaptırmayacağız” sözlerini eleştirdi ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’e bir mesaj iletti.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) heyetiyle İmralı Adası’nda yapılan bu görüşmenin ayrıntıları yakın zamanda ortaya çıktı. Sözcü gazetesi yazarı Aytunç Erkin’in aktardığına göre, Öcalan görüşmede şunları söyledi:
“Sayın Erdoğan’a da bir mesaj ileteceksiniz. Bu tarihî dönemde konuyu netleştirmelisiniz. Ben devlet okullarında ve yatılı okullarda okudum, Kürtleri devletle tanıştırmanın ne anlama geldiğini bilirim. Kemalist partiyle mücadele edilebilir ama benim liderlik tarzım farklıdır.”
Ardından şöyle devam etti:
“Selahattin o zaman ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ dedi. Bu doğru değildi. Onu başkan yapma ya da yapmama gibi bir kaygım yok. Temel meselelerin çözümü için Sayın Erdoğan’la görüşebilirim de görüşmeyebilirim de; şu anda bu görüşmeleri siz vekâleten yürütüyorsunuz. Bu müzakerelerin amacı, CHP dahil hiçbir partinin seçimlerde kazanması değildir; nihayetinde demokratik bir ittifak olabilir. Siz üçüncü yolsunuz, üçüncü ittifaksınız. Daha önce HDP’nin yaklaşık yüzde 15 oy potansiyeline sahip olduğunu görmüştüm.”
Öcalan, başka bir bölümde şunları ekledi:
“‘Seni başkan yaptırmayacağız’ sloganı Selahattin’in ve Sırrı’nın hatasıydı. Bunu bu kadar doğrudan bir slogana dönüştürmeye gerek yoktu ve Erdoğan’ı doğrudan karşı cepheye koymaya da gerek yoktu. Demokratik ittifaka, faaliyetlere ve cepheyi genişletmeye odaklanmaları gerekiyordu.”
Özgür Özel’e Mesaj
Görüşmenin devamında Öcalan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e iletilmek üzere şu mesajı verdi:
“Kandil’deki PKK liderliğinin, DEM Partisi’nin ve hatta CHP’nin çıkarlarını da dikkate alıyorum. Sayın Özgür Özel’e selamımı iletin ve onunla da görüşün. Bir tehlike kapıda ve ancak siyasetle, demokratik bir ittifak oluşturarak aşılabilir. Bu süreç böyle devam ederse tehlikeli olur; böyle giderse Gezi olaylarında olduğu gibi protestolar sokağa taşar ve ülke on yıl geriye gider. İttihat ve Terakki döneminde de Balkanlar’da benzer bir durum yaşandı ve Balkan Savaşları’na yol açtı.
Önemli olan demokratik siyasetin içeriğidir: Önce özgürlük yasalarının çıkarılması, ardından anayasanın hazırlanması. Eğer Özel ve arkadaşları özgürlük yasalarını ve demokratik entegrasyonu desteklerse hem Türkiye’nin yolu hem de demokratik siyasetin geleceği açılır ve gerçekten demokratik bir seçime doğru ilerlenebilir.”





