Özgür Özel: Gerilimi düşürmek bizim görevimiz değil; bu krizi başlatan hükümettir
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, sert bir röportajda Türk hükümetinin politikalarını eleştirerek partisinin kararlı duruşunu vurguladı ve şu uyarıyı yaptı:
“Partimiz gerçekleri söylemekten bir milim geri durursa, bu milleti sonsuza kadar susturacaklar. Bir adım geri atarsak, Türkiye’yi bir asır geriye götürmek isteyenler daha da cesaretlenecek. Asla geri adım atmayız, yoksa milleti diz çöktürecekler. Hükümet bu şekilde devam ederse, en ince iplik kopacak.”
Özel, CHP’li belediye başkanlarının, aralarında Adana Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın da bulunduğu son tutuklamalara tepki göstererek şunları söyledi:
“Hükümet derhal ‘düşman hukuku’ politikasına son vermelidir! Bizim belediye başkanlarımızın tutuklanmasına neden olan kişi, iktidar partisi (AKP) ile işbirliği yaparsa hiçbir sorun çıkmıyor; ama CHP ile işbirliği yaparsa, kelepçelenip silah zoruyla götürülüyor. Bu utanç verici ikiyüzlülük son bulmalı.”
Özel, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarının 23 yıllık yönetimi sonrasında Türkiye’nin durumuna değinerek şöyle konuştu:
“Demokrasi, hukukun üstünlüğü ve adalet göstergelerinde Avrupa’nın en dibindeyiz. Bir AKP bakanı bile haritada bizden daha kötü durumdaki ülkeleri bulamaz! Ama yoksullukta, işsizlikte, güvencesiz çalışmada, iş cinayetlerinde, kadına şiddette ve çocuk istismarında Avrupa birincisiyiz. Bu hükümet, Türkiye’yi ‘üçüncü dünya ülkesi’ne çevirdi.”
CHP lideri, muhaliflere yönelik benzeri görülmemiş yargı baskılarına da değinerek ekledi:
“Üzerimize açılan 40 maddi tazminat davası ve 26 ceza davası Meclis’te bekletilse bile, gerçekleri söylemekten ve halkı savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Mevcut gerilimi biz başlatmadık; dolayısıyla ‘gerilimi düşürmek bizim görevimiz değil’. Biz sadece kötü muameleye tepki veriyoruz, yoksa halk bize olan desteğini çeker.”
Özel, sözlerini hükümete köklü bir politika değişikliği çağrısında bulunarak tamamladı:
“Onlar, muhaliflere taş, sopa ve balyozla saldıranlar değil, hukuka uygun davranan bir hükümet gibi hareket etmeliler. Eğer böyle yaparlarsa, biz de meşru müdafaa hakkımızı kullanırız.”




