Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin her hafta İstanbul ve Türkiye’nin tüm illerinde mitingler düzenleyeceğini duyurdu.
Cumhuriyet Halk Partisi, aynı gün mitingini İstanbul’un merkezindeki geleneksel Saraçane Meydanı’nda değil, şehrin Anadolu yakasında, merkezden oldukça uzakta bulunan Maltepe semtinde gerçekleştirmişti.
Özil, sosyal medya platformu X’te “Bu sadece bir başlangıç” açıklamasını yaptı. “Bundan sonra her hafta sonu bir ilde ve her çarşamba İstanbul’un bir ilçesinde meydanlarda olacağız.”
Özel, mitingde, tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na destek vererek, erken cumhurbaşkanlığı seçimi çağrısında bulundu. Türkiye Muhalefet Partisi Genel Başkanı mitinge 2 milyon vatandaşın katıldığını iddia etti ancak bu rakamı doğrulayan resmi veya bağımsız bir tahmin henüz yok.
Özel ayrıca, erken seçim çağrısı ve önümüzdeki seçimlerde partisinin adayı olan İmamoğlu’nun serbest bırakılması için ülke çapında imza toplama kampanyası başlatıldığını duyurdu.
Türk yetkililer, erken seçimin gündemde olmadığını ve bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçiminin 2028 baharında yapılmasının planlandığını defalarca vurguladı.

Cumhuriyet Halk Partisi, yaklaşık 28 milyon imza toplamayı planlıyor; Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir önceki seçimde aldığı oy sayısına eşdeğer.
19 Mart’tan bu yana, tüm toplantı ve gösteri yürüyüşlerine getirilen resmi yasağa rağmen, tutuklu İstanbul Belediye Başkanı’na destek amacıyla İstanbul ve Türkiye’nin diğer illerinde protesto gösterileri düzenleniyor.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, ülke genelinde 1.800’den fazla İmamoğlu yanlısı protestocunun gözaltına alındığını, izinsiz gösterilere katıldıkları gerekçesiyle 260 kişinin tutuklandığını duyurdu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İmamoğlu’nun yolsuzluk, rüşvet ve mali suistimal olaylarına karışan bir örgütle ilgili dava kapsamında gözaltına alındığını duyurdu.
Novosti’nin haberine göre, Erdoğan, belediye başkanının tutuklanmasının ardından yaptığı ilk açıklamada, ülke muhalefetinin “dengesini kaybettiğini” ve polisi, hakimleri, savcıları ve mahkemeleri tehdit etmeye başladığını söylemişti. Ayrıca iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi ile iktidar koalisyonunun “muhalefetle mücadele etme şansının olmadığını” söyledi.




