Türkiye Ticaret Bakanlığı’nın açıklamasına göre, ülke geçen yıl 115,2 milyar dolarlık hizmet ihracatıyla bu alanda güçlü bir performans sergiledi. Turizm, 61,1 milyar dolarla en büyük paya sahip olurken, onu lojistik ve taşımacılık (39,9 milyar dolar), danışmanlık ve Ar-Ge gibi diğer ticari hizmetler (6,1 milyar dolar), bilgi ve iletişim teknolojileri (4,9 milyar dolar) ile sigorta ve emeklilik hizmetleri (3 milyar dolar) takip etti.
Türkiye Ticaret Bakanlığı’nın açıklamasına göre, ülke geçen yıl 115,2 milyar dolarlık hizmet ihracatıyla bu alanda güçlü bir performans sergiledi. Turizm, 61,1 milyar dolarla en büyük paya sahip olurken, onu lojistik ve taşımacılık (39,9 milyar dolar), danışmanlık ve Ar-Ge gibi diğer ticari hizmetler (6,1 milyar dolar), bilgi ve iletişim teknolojileri (4,9 milyar dolar) ile sigorta ve emeklilik hizmetleri (3 milyar dolar) takip etti.
Türk hükümeti, yazılım, dijital oyunlar, blok zinciri, yapay zeka ve siber güvenlik alanlarında faaliyet gösteren şirketleri destekleyerek ülkeyi dijital teknolojide bölgesel bir merkez haline getirmeyi hedefliyor.
Bakan Bolat, hizmet ihracatının geçen yıl %8,1 büyüdüğünü belirterek, 2024’ün ilk dört ayında da bu ihracatın bir önceki yılın aynı dönemine göre %4,3 artarak 30 milyar dolara ulaştığını ifade etti. Türkiye’nin bu yılki hedefi, hizmet ihracatında 121 milyar dolarlık rekor bir seviyeye ulaşmak.
Türk hükümeti, bu yıl sağlık turizmi, lojistik, sinema yapımları ve teknik hizmetler dahil olmak üzere hizmet ihracatına 7,3 milyar lira ayırdı. Ayrıca, Türkiye’nin savunma sanayii, 180’den fazla ülkeye ihracat yaparak sektörde öne çıktı. İHA’lar, ATAK helikopterleri, deniz ve radar sistemlerinin Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya ve Pakistan gibi ülkelere ihracatı, bu sektördeki büyümeyi gösteriyor. Son olarak, Endonezya’ya 48 adet KAAN savaş uçağı ihracatı ve İspanya’ya Hürjet satışı gibi anlaşmalar, Türk havacılık sanayisinin gelişiminde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Ticaret Bakanı, savunma ürünleri ihracatının yanı sıra teknoloji transferi, altyapı ve eğitimin önemine dikkat çekerek, Türkiye’nin Orta Doğu, Afrika ve Orta Asya’da sürdürülebilir bir ekosistem oluşturma potansiyeline sahip olduğunu söyledi.




