Türkiye’de PKK mahkûmlarının serbest bırakılma sürecinin genişlemesi ve muhaliflerin sert tepkileri
Türkiye’nin “açılım süreci” olarak adlandırılan yeni politikası kapsamında, PKK’yla bağlantılı mahkûmların serbest bırakılması devam ediyor ve bu durum geniş çaplı toplumsal ve siyasi protestolara yol açıyor. Son olarak, PKK’nın üst düzey üyesi ve Abdullah Öcalan’ın (örgütün tutuklu lideri) yakın çevresinden Vesi Aktaş, İmralı Cezaevi’nden tahliye edildi.
Bu adım, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) süreci denetlemek üzere özel bir komite oluşturulmasını görüşmeye başladığı bir dönemde atıldı. İYİ Parti Genel Sekreter Yardımcısı Cenk Özatçı, sert bir tepki göstererek bu süreci “ihanet” olarak nitelendirdi ve “Vatandaşların ve güvenlik güçlerinin katillerinin serbest bırakılması kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
Özatçı, ayrıca Diyarbakır Mahkemesi’nin resmi bir talep olmadan 15 PKK üyesini daha serbest bırakmasına atıfta bulunarak, “Bu adım barış değil, teslimiyetin göstergesidir” şeklinde konuştu. Özatçı’ya göre, anayasanın “millî kimlik”le ilgili 42. ve 66. maddelerinde değişiklik önerilmesi doğrudan PKK’nın talepleriyle bağlantılı.
Aynı zamanda, YPG’ye (PKK’nın Suriye kolu) yönelik uluslararası baskının azaldığına dair raporlar yayınlandı. Türkiye hükûmetinin muhalifleri, bu gelişmeleri PKK’nın faaliyetlerini yeni isimlerle meşrulaştırma çabası olarak görüyor. Bu durum, Kürtlerin yoğun olduğu bölgelerde gerilimi daha da artırıyor.



