Kurtulmuş: Filistin’in tanınması tarihi bir dönüm noktasıdır
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”nun on ikinci toplantısı, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlığında gerçekleştirildi. “Terörsüz Türkiye” hedefiyle çalışmalarını sürdüren komisyonun bu oturumunda, iç meselelerin yanı sıra bölgesel ve uluslararası gelişmeler de ele alındı.
Kurtulmuş, oturumun başında İnsani Yardım Vakfı (İHH) Yönetim Kurulu Üyesi Vahdettin Kaygan’ın vefatı dolayısıyla taziyelerini iletti ve onun insani diplomasi alanındaki hizmetlerini andı. Ardından komisyonun faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Kurtulmuş, bugüne kadar 80 kişinin dinlendiğini, 50 saati aşkın çalışma yapıldığını ve yaklaşık 830 sayfa tutanak tutulduğunu açıkladı. Çalışmaların “öngörülenden daha düzenli ve verimli” ilerlediğini vurguladı.
TBMM Başkanı ayrıca Birleşmiş Milletler’deki son gelişmelere değinerek, 10 ülkenin Filistin’i tanıma kararını “takdirin ötesinde” olarak nitelendirdi. Bu adımı Filistin davası için önemli bir dönüm noktası olarak gördüğünü belirten Kurtulmuş, TBMM adına bu ülkelerin parlamentolarını ve hükümetlerini tebrik etti.
Toplantının devamında uzmanlar ve araştırmacılar, “Terörden Arındırılmış Türkiye” sürecine dair görüşlerini paylaştı. Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Dış Politika Araştırmaları Direktörü Prof. Dr. Murat Yeşiltaş, Türkiye için en önemli meselenin silahsızlanma dönemini kalıcı toplumsal barışa dönüştürmek olduğunu söyledi. Silahsızlanma, güçlerin tasfiyesi ve topluma yeniden kazandırma (DDR) modeline atıfta bulunan Yeşiltaş, Türkiye’nin koşullarına uygun yerli bir çerçeve tasarlanması gerektiğini vurguladı. Ayrıca halkın yüzde 62’sinin sürecin başarısız olması halinde şiddetin geri döneceğine inandığını hatırlattı.
Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) Başkanı Mesut Azizaoğlu, Kürt meselesinin yeni bir aşamaya girdiğini belirterek, çözüm eksikliğinin yalnızca Kürtlere değil tüm Türkiye’ye zarar verdiğini ifade etti. Merkezin Başkan Yardımcısı Sedat Yurtdaş ise Kürt kimliğinin anayasal olarak tanınması ve eğitim ile medyada dil haklarının güvence altına alınması gerektiğini söyledi. “Artık sözlerin eyleme dönüşme zamanı” dedi.
Rawest Sosyal ve Siyasal Araştırmalar Merkezi Araştırma Direktörü Roj Asir Giresun, Kürt toplumundaki sosyolojik değişimlere dikkat çekerek, Kürtlerin yüzde 65’inin silahlı mücadeleye kesinlikle karşı çıktığını, yalnızca yüzde 15’inin destek verdiğini açıkladı. “Terörden Arındırılmış Türkiye” sürecine halk desteğinin yüzde 70’e yaklaştığını, ancak nihai başarıya güvenin yüzde 40-45 seviyesinde kaldığını belirtti.
Kürt Çalışmaları Merkezi (Kurdish Studies Center) Başkanı İbrahim Reha Ruhavioğlu da bugün Kürtlerin yüzde 10’undan daha azının silahlı mücadeleyi öncelik gördüğünü söyledi. Ruhavioğlu, Kürt kimliğinin güçlenmesinin yanı sıra Türkiye’ye aidiyet duygusunun da arttığını, bu oranın yüzde 52’den yüzde 65’e yükseldiğini ifade etti.



