Türkiyede yapay zeka kullanımı iki katına çıktı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) raporu, ülkedeki vatandaşlar ve ekonomik işletmeler arasında yapay zeka kullanımının bir yılda yaklaşık iki katına çıktığını gösteriyor; ancak uzmanlar bu artışın bilim, eğitim ve sanayi alanlarında henüz büyük bir etki yaratmadığını söylüyor.
Türkiye’de vatandaşlar arasında üretken yapay zeka kullanımı 2025’te %19,2’den 2026’da %37,6’ya ulaştı; bu yaklaşık %96’lık bir artış. Bu oran ekonomik işletmelerde de %7,5’ten %14’e yükseldi. Yine de yapay zekanın kişisel kullanımı, üretim ve iş yapılarına nüfuz etmesinden daha hızlı yayıldı.
TÜİK raporu ayrıca dikkat çekici bir kuşak ve eğitim farkına işaret ediyor; 16-24 yaş arasındakilerin %65’i yapay zeka kullanıcısıyken bu oran 65-74 yaş grubunda yalnızca %5. Eğitim durumuna göre de yapay zeka kullanımı yükseköğretim mezunları arasında %63, ilköğretim mezunları arasında %9 olarak bildirildi.
Cinsiyet açısından yapay zeka kullanımı kadınlarda %38,1, erkeklerde %37,2 ve anlamlı bir fark görülmüyor. Ayrıca kullanıcıların %86,4’ü yapay zekayı kişisel ve günlük işler için, %37,3’ü mesleki faaliyetler için, %32,6’sı örgün eğitim için kullanıyor.
Şirketler bölümünde işletme büyüklüğü önemli bir faktör; kullanım düzeyi 10-49 çalışanı olan şirketlerde %13, 50-249 çalışanı olanlarda %17, 250 veya daha fazla çalışanı olanlarda %37. Öncü sektörler ise %64 ile telekomünikasyon, programlama ve bilgi teknolojileri; %57 ile medya ve içerik üretimi; %33 ile bilgisayar ve iletişim ekipmanları onarımı.
Şirket yöneticileri yapay zeka kullanımının en önemli engellerini ilgili uzmanlık eksikliği (%72), hukuki sonuçların ve sorumluluğun belirsizliği (%66), veri koruma ve gizlilik endişesi (%66), ekipman ve sistemlerin uyumsuzluğu (%65), yüksek maliyet (%65), veri eksikliği veya kalitesizliği (%57) ve etik hususlar (%48) olarak açıkladı.






