İran’ın Talebiyle BM Güvenlik Konseyi Acil Toplantısı
Bugün Cuma günü, İsrail rejiminin sabah saatlerinde Tahran ve Tebriz’deki hedeflere düzenlediği ve İran’ın resmi kaynaklarına göre askeri ve bilimsel tesisleri içeren saldırısının ardından, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, İran İslam Cumhuriyeti’nin resmi talebi üzerine acil toplantısını New York saatiyle 15:00’te (Tahran saatiyle 22:30) BM merkezinde gerçekleştirecek.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Araççı, Güvenlik Konseyi Dönem Başkanı’na hitaben yazdığı resmi mektupta, “Birleşmiş Milletler Şartı’nın açık ihlali ve İran İslam Cumhuriyeti’nin egemenliği ile toprak bütünlüğüne yönelik bariz saldırı”nın derhal ele alınmasını talep etti. Ayrıca, BM Şartı’nın 51. Maddesi’ne atıfta bulunarak, “İran’ın bu saldırı karşısında meşru savunma hakkını” vurguladı.

Toplantı, beş daimi üye (Çin, Rusya, ABD, Fransa ve İngiltere) ile on geçici üyeden oluşan 15 Güvenlik Konseyi üyesinin katılımıyla yapılacak. Haberlere göre, İran ve ABD’nin üst düzey temsilcileri de toplantıda hazır bulunacak. BM’de resmi olmayan bir üye olan İsrail ise bağlı temsilcisi aracılığıyla toplantıya katılabilecek.
Toplantının gündemi, saldırının hukuki ve askeri boyutlarının incelenmesi, füze atışlarının üçüncü ülkelerin (Irak veya Azerbaycan gibi) hava sahasından geçiş güzergahının araştırılması ve krizin tırmanmasını önlemek için acil tedbirlerin değerlendirilmesini içeriyor.

Diplomatik kaynaklar, toplantıda birkaç senaryonun masaya yatırılabileceğini belirtiyor: “Saldırıyı kınayan siyasi bir bildiri yayınlanması, taraflara özdenetim çağrısı yapılması, bölgesel arabuluculuk mekanizmalarının gözden geçirilmesi” ve hatta İsrail rejimine karşı bir tasarı hazırlanması (ki bunun ABD’nin vetosuyla karşılaşma ihtimali yüksek).
Bölgesel analistler ve uluslararası hukuk uzmanları, bu toplantının BM Güvenlik Konseyi’nin küresel barış ve güvenliği sağlamadaki etkinliği açısından önemli bir test olabileceğine inanıyor. Aynı zamanda, “Türkiye, Katar ve Umman” gibi bölge ülkelerinin arabuluculuk rollerinin kriz yönetiminde daha aktif hale gelmesi için bir zemin oluşturabilir.





